Dinî ve Millî Teyakkuz İlanı

Bizi müslüman yaratan, müslüman yaşatan Allah’a sonsuz hamd ve senalar, onun Habîb-i Edîbi, elçisi Muhammed Mustafa’sına ve âline sayısız, hadsiz, hesapsız salat ve selamlar…

Dünya fâni, âhiret bakidir; biz âhireti tercih ettik, dünyayı tercih edenlere yazıklar olsun! Dünya, yersizlerin yeri, yurtsuzların yurdudur, onun başına akılsız ve beyinsizler toplanır; hasisler ve harisler, gafiller ve cahiller üşüşür. İki paralık dünya için ebedî âhiretlerini mahvedenler ne kadar yanlış iş yapıyorlar!

Müslümanlar birbirlerinin dostu ve gerçek kardeşidir. Kâfirler ise Allah’ın düşmanı ve mü’minlerin amansız hasmıdırlar. Müslimler millet-i vâhide, kâfirler de bunların karşısında menfî bir millet-i vâhidedir. Gavurdan dost, domuzdan post olmaz.

O halde tüm müslümanların yekvücut olmaları, birleşmeleri, anlaşmaları, yardımlaşmaları vazgeçilmez şarttır; aklın, basiretin, imanın, izanın, irfanın yegâne yolu budur. Başkaca yollar ve davranışlar dünyada ve âhirette büyük ziyan getirir, tarihte getirmiştir, istikbalde de getirecektir (Allah korusun).

İslâm âlemi parça parçadır, Araplar parça parçadır, Türkler parça parçadır, halklar parça parça, parti parti, bölük bölük, grup grup, hasım hasımdır. Sebep, cahillik, takvasızlık, dünyaperestlik, menfaatperestlik, enaniyet, nefsaniyet, şeytaniyettir. Bunların tek ilacı tasavvuf terbiyesi ve mârifetullah tahsilidir ama kim okur, kim dinler. Adamın gözünü hubb-i dünyâ, hubb-i câh, hubb-i riyâset bürüdü mü öyle bir körleşir ki babasından, anasından daha aziz olması gereken hocasını, üstadını, ulemasını, meşayihini dahi çiğner geçer, âsi olur, baği olur, fâsık olur, münafık olur, hem dâl, hem mûdil olur, laf dinlemez, söz anlamaz, dolu dizgin felakete sürüklenir, kendisine tâbi olanları da raydan çıkarır, mahveder.

Maskeler düşüyor, Rusya’yı, Amerika’yı, Avrupa Topluluğu’nu, Yunan, Bulgar, Ermeni, yahudi şovenizmini, entrikalarını, oyunlarını, emellerini, artık apaçık siz de görüyorsunuz. Bu müthiş manzaranın karşısında herkes irkilmelidir; idarecilerdeki ve aydınlardaki yılların yanlış tutum ve politikaları, inatları, süfli küçük hesapları, gafletleri, dalaletleri süratle terkolunmalı, tüm inananlar birleşmelidir. Bu muazzam şer ve küfür cephesi karşısında tek başına, tek bir ulus duramaz; tüm İslâm ülkeleri milyara varan nüfusuyla, çok yakın bir savunma iş birliğine geçmek zorundadırlar.

Çok geniş bir cephe politikasına, bütün müslümanları kucaklayan sevgi dolu, sıcak bir anlayış çalışmasına, tüm kuvvet ve gayretimizle derhâl geçmek gerekmektedir. Yangın çevremizi sarmış, kapıya dayanmış bulunuyor!

Sünnî-Şii, Türk-Kürt, ilerici-gerici, sağcı-solcu, ümmetçi-milliyetçi, radikal-muhafazakâr, şu veya bu partici vs. ayrımlarıyla oyalanacak vakit kalmamıştır.

Balkanlar’daki, Kafkasya’daki, Azerbaycan’daki, Afganistan’daki… mağdur, mazlum ve şehit kardeşlerimizin ruhları şâd ve durumları bizler için irşâd olsun!

Tüm kuvâ-yı aklîye, kuvâ-yı irfâniye, kuvâ-yı milliye ve kuvâ-yı dîniyemizle herkes, hemen iş başına!

Mahmud Esad Coşan, Başmakaleler 1

20 Mart 2012 tarihinde büyüklerin sözleri sözlerin büyükleridir içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

yolumuz edep yoludur.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: