BENİM SIRRIM !!!

                                             BENİM  SIRRIM
Gönenli Mehmet  Efendi, Sultan Ahmet Camii’ne tayin edilince  çevreyi incelemiş. Fakir ve düşkün kimseleri bulup ilgilenmek istemiş. O civarda  oturan âmâ (kör) bir kimseyi tespit edip ziyaretine gitmiş. Selâmdan  sonra:

–Efendim ben Sultan Ahmet Camii’ne imam geldim. Hem sizi ziyaret etmek  hem de üzerime düşen bir görev varsa onu ifa etmek isterim, demiş.

Âmâ  adam:–Allah razı olsun, hoş geldiniz, demiş.

Hocaefendi: –Maaşınız falan  var mı? diye sormuş.

–Hayır, yok, cevabını vermiş adam.

Hocaefendi: – Peki, başka yerden geliriniz falan? demiş.

Âmâ adam: –Hayır, herhangi bir  gelirim yok! demiş.

–Peki, neyle geçiniyorsunuz, diye sorunca; âmâ  öfkelenmiş:

–Bundan size ne efendi? Bir de imamsınız, rızık haa! Rızık kimden  hoca? Gidebilirsiniz!… diye konuşmuş.

 

Hocaefendi çıkmak  zorunda kalmış. Lâkin o gece gözüne uyku girmemiş. Ertesi gün sabah yine gitmiş ve kapıyı çalmış.

Âmâ adam içeriden: –Kimsin? diye seslenmiş.

Hocaefendi: –Dün kovduğun yüzsüz imam, cevabını vermiş. Âmâ adam kapıyı açmış:

–Gene neye geldin? diye söylenmiş.

Hocaefendi: –Hiç efendim,  ziyaretinize geldim. Beni bin defa kovsanız da yine geleceğim. Yine geleceğim,  demiş.

Âmâ adam: –Adın ne senin, ne derler sana? demiş.

Hocaefendi: –Adım  Mehmet Öğütçü, efendim. Gönenli Hoca diye tanırlar beni, diye karşılık vermiş. Âmâ adam bunu duyunca:

–Buyur gir içeri, konuşalım, diyerek içeriye buyur  etmiş. Hocaefendi içeri girince âmâ adam:

–Kusura bakma hoca, dün kalbini  kırdım. Hakkını helâl et, demiş.

Hocaefendi: –Estağfirullah efendim. Sizi  dinliyorum, demiş. Âmâ adam şöyle  anlatmış:

 

–Benim sırrım şu  hoca. Ben her gün kuşluk namazını kıldıktan sonra, “Ya Rabbi! Kuşluk senindir,  güzellik senindir, nimet ve her şey senindir. Eğer rızkım gökte ise, yere indir.  Yerde ise, çıkar. Uzakta ise, yaklaştır. Haram ise, helâl et. Dar ise, genişlet  ve elime ilet.” diye dua ederim. Sonra ellerimi yüzüme sürer sürmez, biri gelir  sağ dizime vurur. “Aç elini!” der. O günkü ihtiyacımı verir gider. Bu her gün  böyle devam eder.

Hocaefendi onu hayretle dinlerken âmâ adam sözlerine devam  etmiş:

–Aynı zat bugün de geldi ve sağ dizime vurarak benim kısmetimi  verdikten sonra, sol dizime vurarak, “Bunu da Gönenli Mehmet Efendi’ye ver.”  dedi. Al kısmetini!…

Büyük âlim, fakirlerin ve talebelerin mânevî babası Gönenli Hocaefendi içli içli ağlamaya başlamış ve

“İlâhî ya Rabbi! Hikmetinden  sual olunmaz.” diyormuş. Hocaefendi şunu kendisi söylemiştir:

“O âmâ adamdan  bu mübarek kısmeti aldıktan sonra ömrü hayatımda hiç darlık  çekmedim.”

27 Haziran 2012 tarihinde büyüklerin sözleri sözlerin büyükleridir içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

yolumuz edep yoludur.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: